Bir çok nedenden dolayı, otoriteye boyun eğmek çekici olabilir. Bu baskıyı alır. Kendimiz için düşünmek zorunda kalmayız. Bir problem olursa ne yapılmasına gerektiği konusunda endişe etmeyiz. Lider ne dediyse onu yaparız ve bunun doğru olduğundan emin oluruz.

Otoriteye karşı bu doğuştan istek insan aklına derince kazılmıştır. Freud’un felsefesinde, akıl 3 parçaya ayrılır. İd bizim ilkel çocukça yanımızdır. Seks,yiyecek ve tembellik gibi arzularımızı oluşturur. İşi bırakma güdüsü almanız, şekerleme yapmanız, fast food yemeniz ya da karşı cinsin yarı çıplak resimlerine bakmanız idin işidir. Süper ego idin tam tersidir. Hırsa ve başarıya zorlanma hissiniz olduğunda, süper ego bunun etkisini kullanır. Ego, id ve süper ego arasındadır. Bu ikisi arasında dengeyi sağlar ve aşırılıklar arasında daima durur. Otorite egoyu tatile çıkararak süper ego ve id arasında köprü kurar. Otoriteye başvurduğunuzda, süper ego doğru şeyi yaptığınızı düşündüğü için mutludur.

Otorite bir şahsiyete bağlı değildir. İnanç sistemlerini, dini prensipleri, siyasi partileri ve herkes için geçerli olacak herhangi bir mevcudiyeti kapsar. Bu mevcudiyetler özünde bizim için en iyisi gibi görünür. Bizi kanatları altına alırlar ve dünyadan korurlar.

Çocukluktan bu yana otoriteye boyun eğmeye şartlandırıldık. Öğretmenin her dediğini yap, yoksa cezalandırılırsın. Otoriteye karşı bu arzu yetişkinlikte de devam eder. Okuduğunuz web sayfalarını ve kitapları düşünün. Kaç tanesi hayatınızı geliştirmeyi iddia ediyor? Bütün motivasyonun kendinizde olduğunu anlayın ve basit cevaplar teklif eden insanlara karşı durun.

Doğru yol bir tane değildir

Doğru yol

Rehberlik eden her şeyin kötü olduğunu söylemiyorum. Otoriteden öğrenmemiz gereken elbette çok şey vardır. Fakat bunu kayıtsız şartsız kabul etmek zararlıdır. Doğru yol bir tane değildir. Gerçeğin bir çok gölgesi vardır aynı zamanda yaşamanın bir çok yolu. Gelişmek, zeki olmak ve bakış açısı kendi yaptığınız şeylerin sonuçlarından deneyimlediğiniz şeylerle olur. Otoriteye boyun eğerek orijinalliğinizi ve kişisel gelişiminiz için gücünüzü feda edersiniz.

Hiçbir şey bütün sorunlarınızı çözmez

Çözüm

Bir çok insan eğer belli bir parti hükumeti devraldığında ya da belli bir fikir sistemi uygulandığında problemlerimizin hepsinin çözüleceğini düşünürler. Problemlerimiz o kadar basit değildir. Asıl nedeni insanın zayıflığı, açgözlülüğü, bencilliği, sinirliliği ve kıskançlığıdır. İnsanın doğasını değiştirecek bir hükumet sistemi yoktur. Bu çekişme aynı kalacak ve insanlar başka bir çözüm bulmaya doğru gidecek.

Aynı sömürülmüş zayıflığı kişilik seviyelerimizde de görebiliriz. Farz edin ki, bilgeler mucizevi teknikler uygulamakta, karşılığını vererek kendinizi iyileştirilebilirsiniz. Otoriteye o kadar bağlıyız ki bu sahtekarlıklara akın ederiz ve problemimizi çözmek için umutsuz arayışlara başvururuz. Farz edin ki bu bilge doğruyu söylüyor ve siz bu yolla milyon dolarlar kazanabilirsiniz ya da hayallerinizi gerçekleştirebilirsiniz ya sonra? Otorite size kalıcı barış sağlamayacaktır.

Otorite sömürür

Obey

Otoriteye boyun eğdiğimizde gözlerimizin önüne perde sermekte istekliyiz. İnsan tarihindeki en büyük felaketler otoriteye boyun eğilmekten kaynaklanmıştır. Soykırım Nazi otoritesine boyun eğildiği için meydana geldi. 11 Eylül Bin Laden’in otoritesine boyun eğildiği için oldu. Her gün insanlar otoriteye tamamen güvendikleri için sömürülüyor. Başkalarına güvenmeyin size söyleneni sorgulayın ve herkesin her söylediği şeye inanmayın.

Bu, otoriteye bağlı kalmadan kendi yargılarınızla tek başınıza duracağınız yalnız ve soğuk bir yoldur. Emerson’ın söylediği gibi “Adam olmak, topluma ayak uydurmamaktır.” Eminim ki otoriteye bağlı kalmadan kendi fikirlerinize güvenmeyi seçeceksiniz. Kendinize karşı dürüst olun, kendi prensiplerinizle yaşayın ve insanlar bu sayede size hayran olacaktır.

Kendi yolunuzu çizin.

Yolunuzu çizin

Fotoğraf kaynakları: 1, 2, 3, 4, 5

PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here