Johny Ward, yurt dışında İngilizce öğreterek kendi yağında kavrulan İrlandalı bir genç iken, gezdiği yerler ile ilgili bir seyahat bloğu yazmaya karar vermesi ile hayatı değişir. Sitesini açtıktan sonra 3 yıl içinde 1 milyon dolar gelir elde eder, ayrıca Londra’da ve Bangkok’ta birer apartman dairesi satın alır. Bununla yetinmez, kendine Dünya üzerinde bulunan her ülkeye seyahat etmek gibi ütopik bir hedef koyar.

Sitem üzerinde çalışırkenKendi ağzından Johny’nin başarı hikayesi;

26 yaşındaydım, Tayland ve Kore’de İngilizce öğretmenliği yapmış, o güne kadar 20-30 ülke gezmiştim. Bu göçebe hayat tarzından keyif alıyordum. İngilizce öğretmek, hayalimdeki bir sonraki ülkeyi ziyaret edebilmem için maddi kaynak sağlıyordu, o dönemde Japonya ve Avustralya gibi uzak ülkeler hayallerimi süslemekteydi. Aslına bakarsanız, öğretmenlik, çok da yaşamak istediğim hayata uygun bir meslek değildi, küçük birikimlerle yola çıkmak uzun vadede sürdürülebilir bir mutluluk sağlamayacaktı. Ben özgürlük istiyordum. Bu hayat tarzını istiyordum, ancak maddi bir güvencem olmadan hayatımı bu şekilde devam ettirmek istemiyordum.

Bir çok gezi yazarı bitiş noktası belli olmayan seyahatleri ile ilgili romantik yazılar yazar. Bu doğru, bulacağınız ucuz bir uçak bileti ile ertesi sabah yeni bir kıtada uyanmak çok güzel bir his. Ancak sonsuza kadar bu güzel hissi içimizde barındırabilir miyiz? benim düşüncem gençken evet, fakat uzun vadede kesinlikle hayır. Bir seyyahın yaşam tarzına ve bir iş adamının gelirine nasıl sahip olabilirim diye defalarca düşündüm. Bu bir rüya olabilirdi, ama uğrunda ölmek isteyeceğim bir rüyaydı. Hostel odalarında insanların gezileriyle ilgili yazılar yazıp bu şekilde seyahatlerini finanse ettikleri ile ilgili dedikodular dolaşıyordu. Tim Ferris o dönemlerde meşhur olmaya başlamıştı. Bu işi bende yapabilirdim, bu pastadan bir dilim de ben kapabilirdim.

Bir gün ‘Nomadic Matt’ isimli bir bloggerın, seyahat sitesinden ayda 3.000 dolar kazandığı ile ilgili bir yazı okudum. Daha detaylı incelediğimde bunun için ekstra bir efor sarf etmediğini gördüm. Bir çok gezginden daha fazla ülke gezdiğimi, daha fazla deneyimim olduğunun farkına vardım. Tek yapmam gereken, bunları yazıya dökmekti. İngilizce öğretmeyi bir kenara koyup, bir blog açmamam için hiç bir sebep yoktu. Yalnız bir kusurum vardı, teknolojiden pek anlayan biri değildim. Filipinli bir çocukla 100 dolar karşılığında anlaştım, ve onestep4ward.com 2010 yılında doğdu. Aşağıda sitemin ilk halini görebilirsiniz.

ilk blog

Daha sonra Sydney’e, gerçek bir iş sahibi olabilmek için taşındım. Gömlek ve ayakkabı ile işe gidiyordum, bu benim için gerçek iş dünyasına ilk kez adım atmak anlamına geliyordu. Sydney’i ve oradaki arkadaşlarımı sevmeme rağmen, sabah 8, akşam 5 sisteminden nefret ediyordum. Kısa bir süre sonra istifa ettim ve Afrika’ya uçtum.

Avustralya’da çalıştığım süre boyunca bir miktar para biriktirebilmiştim, ancak sitemden hiç para kazanamamıştım. Bir gün, Addis Ababa’da maillerimi kontrol etmek için bir internet kafeye gitmiştim. Baba Bojang adında birisi sitemde reklam vermek istiyordu. İlk başta inanmamıştım, arkadaşlarımın benimle dalga geçtiklerini düşündüm. 85 doları paypal hesabımda gördüğümde olayın ciddiyetini anladım, internetten para kazanmak mümkünmüş.

6 aylık süre sonunda, ayda 500 dolar kazanıyordum, 3 veya 4 ay sonrasında aylık gelirim 1.000 dolara yükselmişti. Öğretmenlik yaptığım dönemden daha fazla para kazanıyordum. 2011 yılında yeni bir hayata başlamak için Bangkok’a yerleştim. Haftada 5-6 saat çalışarak, ayda 2.500 dolara yakın gelir elde edebiliyordum. Hayalimi yaşıyordum. Yeterince büyük hayal kurabiliyor muydum? eğer bir siteden bu kadar para kazanabiliyorsam, 3, 5 hatta 20 adet sitem olsa ne kadar para kazanırdım?

Azerbaycan'da iş üstünde

İnternet site sayımı arttırdım, Bangladeş’li birisi ile anlaşıp 2 site daha yaptım. Daha sonra 8.000 dolara birisinden sitesini satın aldım, bu benim dördüncü sitemdi. 9.000 dolarlık birikimimin neredeyse hepsini bir siteye bağlamak cesurca bir karar olarak görülebilir ama aslında değil. 8.000 doları bir siteye vermiştim, bu parayla 6 ay gezebilirdim. 6 hafta sonra verdiğim bu parayı geri kazanmıştım bile. İnanmış, ve başarmıştım.

Skydiving2012 yılı sonrası, sürekli üzerine koydum, büyüdüm. 5 yeni siteye daha başladım, yeni siteler satın aldım, ta ki 100’den fazla siteye sahip olana kadar. sitelerim ile ilgilenmesi için teknolojiden anlayan birisini, Aghosh’u işe aldım. Kendisi bu gün bile benim için bir kurtarıcıdır. Sitelerimde yazı yazmaları için bir kaç yazar tuttum, ayrıca sitelerin pazarlaması, sosyal medya hesaplarının yönetimi ve Seo uyumlu olması için bir kaç kişi ile anlaştım. Kendi dijital medya şirketimi kurdum. Hiç bir zaman bir ofise ihtiyacım olmadı veya hiç bir zaman bir çalışanımın bana çalışma saatlerini raporlamasını istemedim. Birbirimize güvenimiz sonsuzdu. Her şeyden önemlisi, birbirimizle arkadaşlarımızla sahip olduğumuz iletişime sahiptik.

Gelirim düzenli olarak gelmeye devam etti. Bir seferinde Google’ın algoritmalarında yaptığı güncellemeler sebebiyle gelirim neredeyse yarıya düştü, ancak hala özgürdüm.

Bugün bu yazıyı, geçen yıl kredi çekmeden aldığım, Bangkok’taki 2 odalı küçük dairemden yazıyorum. Yılın 3 ayını Tayland’da, geri kalan zamanı ise Dünya’yı gezerek geçiriyorum. Bu hafta sonu ziyaret edeceğim 142. ülke olacak, Kuveyt’e gideceğim, Dünya üzerindeki 193 ülkenin tamamını görmek istiyorum. Sonraki hafta Londra’da ve İngiltere’de olacağım, yılın kalan aylarını ise Afrika’da geçireceğim.

Sitemi açtıktan sonraki bir kaç yıl içinde, benim gezmemi sağlayacak kadar para kazanabiliyordum. 2012 yılında, agresif bir şekilde site sayımı arttırmam ile beraber, aylık gelirim 4.500 dolara kadar çıktı.

Annem ile Afganistan seyahati

Sekiz gün önce bir hesap yaptım, son 3 yıl içinde web sitelerimden kazandığım para 1 milyon dolar eşiğinin üzerine çıkmıştı. Bu 3 yıl içinde en çok kazandığım ay 60.000 dolar, en kötü ay ise 12.000 dolardı. Size inandırıcı gelmiyor değil mi? Ne teknolojiden anlayan biri sayılırım, ne de kafası ticarete basan insanların bulunduğu bir evde büyüdüm. Kimse bana bunu yapabileceğimi söylemedi, ya da hiç kimse nasıl yapılacağını öğretmedi. İrlanda’nın küçük bir kasabasından çıkan bu genç yapabiliyorsa, siz neden yapamayasınız?  Kendinize inanın, hayallerinizin peşinden gidin. Size, yapamayacağınızı söyleyen kimseye kulak asmayın. Ben şu an bulunduğum yer bana yeter deyip durmayacağım, siz de durmayın. Hepinize iyi şanslar, yollarda görüşmek üzere.

KAYNAKonestep4ward.com
PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here