Herkes Hindistan’ı merak eder. Biraz pis olduğunu duyarız, çöpler her yerdeymiş, ölülerinin küllerini attıkları nehirde yıkanırlarmış, inekler caddenin ortasına oturdu mu kimse kaldıramıyormuş, kutsal ya, trafik ineğin keyfi gelene kadar kilitli kalıyormuş. Yine de renkli ve değişik bir memleket, filmlerdeki dansları çok güzel. İyisi mi gidip kendi gözlerinizle görün. Bir çok aşı olup, onlarca blog okuyup, Hindistan’a uçak biletinizi alıyorsunuz. Kim bilir? belki de seyahatinizde yaşayacağınız deneyimler, hayatınızdaki bir çok şeyi kökten değiştirecektir. Hindistan’ı ya çok sevecekseniz, ya da nefret edeceksiniz, arası maalesef yok.

hindistan rajastan

İlk şok, koku mu daha leş, yoksa insanlık mı?

Yıllardır hayalini kurduğunuz Hindistan seyahati, uçak hava alanına iniyor, ne kadar da mutlusunuz. Hava alanından çıkana kadar her şey çok güzel, ne zaman adımınızı hava alanının dışına atıyorsunuz, o zaman gerçek Hindistan sizi kucaklıyor.

Welcome to the jungle

Muhtemelen Yeni Delhi veya Bombay gibi büyük bir şehre uçacaksınız. Hava alanı çıkışında emsaline başka hiç bir yerde rastlamayacağınız, üst notalarında sidik barındıran çöp kokusu soluyacaksınız. Birden etrafınızı rickshaw ve taksi şoförleri saracak, sahte turizm ofis çalışanları halinizi hatırınızı soracak, size uygun fiyata çok güzel otel odası ayarlamak için adeta birbirleriyle yarışacaklar. Bu karmaşa içinde cüzdanınıza hava alanı içinde unuttuğunuzu fark ediyorsunuz, kapıya yöneliyorsunuz. Kapıdaki bıyıklı dayıya olan biteni anlatıyorsunuz, ancak kısa vadede biletini ibraz edebileceğiniz bir uçuşunuz olmadığı için içeri giremiyorsunuz.

Bir şekilde sorununuzu halledip, daha güvenli olduğu için hava alanı taksi standından taksi fişi alıp şehrin merkezine gitmek istiyorsunuz. Taksi şoförü o kadar iyi kalpli ki sizi hangardan bozma bir çok ‘sözüm ona resmi’ turizm bilgi merkezine götürmek istiyor, tüm tekliflere direniyorsunuz. Nihayet otele geldiniz, yer ayırttığımız otel sanki önünde durduğunuz değil, ismini kontrol ediyorsunuz aynı, internet sitesine koyulan fotoğraflar üzerinde oynanmış muhtemelen diye düşünüyorsunuz. Sonradan öğreniyorsunuz ki sizin kalmak istediğiniz popüler otel ile aynı ismi taşıyan taklitleri var, ve siz bu taklitlerden birinde kalmışsınız.

hindistan kaos

Kendi başımdan geçen bir olayı anlatayım. Gezimin ilk günü, Delhi’de yürürken arkadan bir adam yaklaştı, yanımda bir süre yürüdükten sonra selam verdi ve arkadan yürüyen başka bir adamın bir süredir beni takip ettiğini söyledi. Kendisin turizm sektöründe çalışan bir devlet memuru olduğunu, başıma kötü bir şey gelmesini engellemek amacıyla sırf beni uyarmak adına yolunu değiştirdiğini söyledi. Adam, izimi kaybedene kadar istersem devletin turizm ofisinde oturabileceğimi söyledi, ofiste zaten hemen arka sokaktaydı. Bir çoğumuzun Hindistan seyahati bu tip şenlikli hadiselerle başlar.

Ama derler ya, Hindistan’ı yaşamak için Hindistan’da vakit geçirmeli. Mümkünde Yeni Delhi, Varanasi, Agra gibi aşırı turistik şehirlerde çok vakit geçirmemeli. Şanslı bir gezginseniz, sizinde iyi niyetli Hint arkadaşlarınız olabilir. Turistik bölgelerden ne kadar uzaklaşırsanız, daha temiz kalpli insanlarla karşılaşma ihtimaliniz o kadar artar.

Beyaz tenli iseniz üzerinizde sürekli bir kaç çift göz olacaktır, buna alışmalısınız. Cinsiyet fark etmeksizin sizi uzun ve dikkati bir şekilde süzeceklerdir. Sebebini tam olarak bilmiyorum, muhtemelen gözlerine farklı göründüğümüz için. Ülkemizde de zencilere veya Uzak Doğulu’lara süper star muamelesi yapılabilmekte, aynı mantık.

Hint mutfağı

hint mutfagi

Hint mutfağı, Dünya’nın sayılı zengin mutfaklarından biri olarak kabul edilmektedir. Hijyen takıntınız yoksa ve damak tadınıza uygunsa baharatlı Hint yemeklerini çok sevebilirsiniz. Bireysel olarak ben yeni tatlara çok açık birisi sayılmam, o yüzden tercihlerimi genelde roti, naan gibi pidelerden kullanıyorum. Umarım siz yeni tatlara açıksınızdır. Hijyen kısmına gelirsek, öyle bir kavram bu topraklarda mevcut değil, öyle bir şey olması gerektiğini bilmiyorlar. Udaipur’da ünlü bir butik otelin terasında kahvaltı için tost söylemiştim, tostu getiren servis görevlisinin kahverengiden mora dönen tırnakları, o gündür ne zaman tost yesem gözümün önünde canlanır.

sokak yemeği

Sokakta yemek kısmına gelirsek, sokakta yemek yiyebilirsiniz. Sokak yemekleri uygun fiyatlı olduğundan, bir çok yabancı turist sokakta yemek yemeyi tercih etmekte. Çok satış yapan tezgahlara yönelin. Ürünlerin günlerdir tezgahta beklemediğinden emin olduğunuz satıcılardan, ilk sokak yemeği deneyiminizi yaşayabilirseniz. Yemek konusunda diğer bir sorun ise ‘Delhi belly’ dedikleri ağrılı ishal. Ne kadar tatlı bir ismi olsa da, insanı hayata küstürecek cinstenmiş.

Din ve ruhanilik

Hindistan ve din deyince akıllara ilk olarak Hinduizm geliyor. Bu kadim dinin ne zaman ortaya çıktığı net bir şekilde bilinmemektedir. Dinin özünü kutsal metinler olan vedalar oluşturur. En eski kutsal metin olan Rigveda’nın, M.Ö. 15 yy.’dan günümüze kadar geldiği düşünülmektedir. Eski dönemlerde vedalar ilahi şeklinde melodik bir alt yapı ile kulaktan kulağa, kuşaklar boyunca aktarılmışlar. M.Ö. 5.yy’da ise ilk vedaların ilk olarak yazıya döküldüğü düşünülmektedir. Aşağıdaki videoda, Rigveda’dan bir bölüm dinleyebilirsiniz.

Hinduizm çok tanrılı bir dindir, coğrafya çok geniş ve farklı bölgelerde yaşayan insanların farklı kültürleri olduğundan, inanılan milyonlarca tanrı olduğu bilinmektedir. Hinduizm’de her kesim tarafından saygı gören üçlü ilah grubu Brahma, Vişnu ve Şiva’dır.

  • Brahma, evreni yaratan,
  • Vişnu, evreni koruyan,
  • Şiva, evreni yok edendir.

hindu tören

Ülkede Hinduizm dışında İslam, Budizm, Sihizm gibi dinlere de inanılmaktadır. Öyle ki Pakistan ve Bangladeş, ülkeden ayrılmasına rağmen, Hindistan dünyanın en kalabalık 3. Müslüman nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır.

Biraz ülkeyi gezdikten, tanıdıktan sonra, dünyevi dertlerimizi bir kenara itip kendinizi Rishikesh’e atarak bir ashram’da yoga ve meditasyon eğitimlerine katılırsınız. Dharamsala’da son Dalai Lama’yı görmek, dinlemek ve hatta tanışma ihtimaliniz var ki, bu bile başlı başına bir çok gezginin hayali. Kendilerinin yoğun bir programı olduğundan, Dharamsala’da olduğunuz tarihlerde Dalai Lama’nın da şehirde olduğunu kendi internet sitesinden öğrenebilirsiniz.

altın tapınak

Goa’da ot içip, trans müzik eşliğinde yükselebilme imkanınız da var, ancak bu yazımızın konusu değil.

Renkli giyinip fütursuzca dans etmek

Bollywood filmlerinde izlediğiniz gibi, insanlar, başlarına güzel bir şey geldiklerinde veya aşık olduklarında toplanıp dans etmeye başlamıyorlar. Günlük hayatta giydikleri kıyafetler, filmlerde gördüğünüz cinsten. Kadınlar süslü ve renkli sarileri ile arzı endam ederken, erkekler de kabul ettiğimiz estetik anlayıştan uzak gömlekleri tercih eder.

hindistan dans

Hindistan geziniz boyunca bir çok dini tören ve düğüne denk geleceksiniz. Ne dini törenlerde, ne de düğünlerde onların aralarına karışmaktan çekinmeyin. Gezinizde yaşayacağınız en güzel anlar muhtemelen bu anlar olacaktır.

Mini mini tuk-tuk, good tuk-tuk

tuk tuk

Şehir içi ulaşımda kullanılan tuk-tuklar, 3 tekerlekli, motosikletten hallice taşıtlardır. Egzoz dumanına rağmen, şehir içinde havadar seyahat etmek güzel. Ancak bahsetmek istediğim husus, taşıttan ziyade onları kullanan insanlar. Sıcak bir yaz günü tatlı öğlen uykunuzdasınız, önce bir vızıldama duyarsınız, sonra o karasinek gelir yanağınıza konar. Kovarsınız, uçar, geri gelir, ayağınıza konar. Ayağınızı pikenin altına alırsınız. Uçar, geri gelir, kolunuza konar. Tuk-tuk şöförleri de böyle işte. Bir süre sonra alışıyor insan, ve sürekli yanınızda gezmeleri sizi rahatsız etmiyor.

tac mahal

Hindistan ile ilgili belgeseller izleyin, gezi rehberleri, bloglar okuyun. Ama şurası kesin ki, oraya ayak bastığınızda, sizi, izlediklerinizin ve okuduklarınızın ötesinde bambaşka bir Hindistan karşılayacaktır.

Fotoğraf kaynakları: 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10

PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here