‘Tüm dünya uykudaydı. Her şey sessiz, hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu. Hayvanlar yeraltında uyumaktaydı. Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü. Her şeyi bir kenara itti ve bu onun tarzıydı. Tüm bir diyarı gezdi ve yorulduğunda kıvrılıp uyumaya başladı. Böylece her yere izini bıraktı. Sonra geri döndü ve kurbağalara seslendi. Onlar da su dolu kocaman mideleriyle ortaya çıktılar. Gökkuşağı yılanı onları gıdıklayıp güldürdü. Sular ağızlarından çıktı ve gökkuşağı yılanının izlerini doldurdu. Göl ve nehirler böyle yaratıldı. Daha sonra çimenler ve ağaçlar büyümeye ve yeryüzünü yaşam doldurmaya başladı.’

Aborjin yılan kurbağaBu fantastik, masalsı, keyifli hikaye Avustralya yerlileri Aborjinlerin yaradılış inancından bir kesit. Her mit, buradaki gökkuşağı yılanı kadar tarz sahibi ve havalı karakterlere sahip değil. Bugün kaç tane kurbağa, gökkuşağı yılanı tarafından gıdıklanıp güldürülecek kadar şanslı? Efsanevi bir ilk çağda geçen Düş Zamanı’na göre Dünya bu zamanda yaşamış Düş Zamanı varlıkları tarafından yaratıldı ve Düş Zamanı varlıklarının geride bıraktıkları söylenen izlere Düş Yolları deniyor. Gökkuşağı Yılanı, dünyadan ayrılmadığına inanılan tek Düş Zamanı varlığı. Bu yılanın Düş Zamanı sırasında sudan çıktığı söylenir ve bereketin bir simgesi olarak görülür.

Düş Zamanı, kabile üyelerinin geleneklerine uygun yaşadıkları takdirde, belirli ritüelleri uygulayarak yüz yüze gelebilecekleri, yaşayabilecekleri bir durumdur. Aborjinlere göre ölüm bir son değildir. Zira kişi, önce doğum yoluyla Düş Zamanı’ndan çıkmıştır, uykuda Düş Zamanı’na geçici olarak geri dönüşler yaşar ve ölümle Düş Zamanı’na tekrar dönmüş olur. Bu bir döngüdür. İnsan yaşamında görülen rüyalar Düş Zamanı’na bir geçici bir geri dönüştür ve bu geri dönüşlerde ölmüş akrabalarla iletişim kurulabileceğine inanılır.
Acep bu Düş Zamanı ritüeli neye benzer diyenler için:

Kendine has, derin bir kültür barındıran efsanevi Düş Zamanı’na günümüzde de inanan Aborjinler bulunmaktadır. Bu inanışın yarattığı görsel sanatlar hayranlık verici bir zenginliktedir. Ayrıca, Didgeridoo adı verilen bu kültüre ait çalgının saykedelik sesi, bugün herkesi kendi Düş Zamanı’na götürebilecek sihre sahiptir.
Didgeridoo ile kendi Düş Zamanı Yolculuğuna çıkmak isteyenler için:

Aborjin büyüklerimizin Düş Zamanı’ndan getirdiği bu bilge duayı da hem kendimize hem de bu yazıyı okuyan herkese ithaf ediyoruz;
‘ Her şey yeterli olsun! Seni ayakta tutmaya yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni diliyorum. Aydınlık bir bakış açısına sahip olmana yetecek kadar güneş diliyorum. Güneşi daha çok sevmene yetecek kadar yağmur diliyorum. Ruhunu canlı tutmaya yetecek kadar mutluluk diliyorum. Yaşamdaki en küçük zevklerin daha büyükmüş gibi algılanmasına yetecek kadar acı diliyorum. İsteklerini tatmin etmeye yetecek kadar kazanç diliyorum. Sahip olduğun her şeyi takdir etmene yetecek kadar kayıp diliyorum. Son ‘elveda”yı atlatmana yetecek kadar ‘merhaba’ diliyorum. ‘

Fotoğraf kaynakları: 1, 2

PAYLAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here