90’lı yılları nasıl bilirsiniz? Kılık kıyafet, tavernalar, pop müzik, aile ilişkileri, yurda giren ithal ürünler, trendler…

Televizyon programları, Barış Manço ile 7’den 77’ye, Susam Sokağı, Nils ve Uçan Kaz, Perihan Abla…

O yıllarda çocuk olmak güzeldi.

susam-sokağı

90’lı yıllar, müziğin daha geniş kitlelere ulaştığı dönemler. Saksafonu ve ilginç dansı ile Tayfun, rap müzik yapan Almancı gençler Cartel, çılgın saçları ile arzı endam eden Harun Kolçak, şapkasının içinden ne çıkacağını merak ettiğimiz Seden Gürel. O dönemlerin şarkılarını hala açar dinleriz.

france-98-taffarelBugünün çocukları, hiçbir zaman kaset bittiğinde onun arka yüzüne geçmek için kasedi çeviremeyecekler. Cumartesi sabahları çizgi film kuşağını yakalamak için uykularından feragat etmeyecekler. Ev telefonundan bir arkadaşlarını arayamayacaklar. Futbolcu kartları biriktiremeyecekler. Bir çoğu hiçbir zaman sokakta top da oynayamayacak.

İnsanların daha mutlu oldukları, daha basit yaşadıkları dönemlerdi. Rekabet ve güvensizlik, bu derece hayatımıza müdahil olmamıştı. Y kuşağı olarak, 90’lı yılları hep özlemle anıyoruz, çünkü 21. yüzyıl bize karşı beklediğimiz kadar adil davranmıyor. Mezun olup gerçek dünyaya siyasi çalkantılar ve birçok kez kriz yaşayan bir ülkede adım attık. Bazılarımız 30’lu yaşlarında olsalar bile bir işte çalışmıyorlar, yada hayatlarını idame ettirebilmek için hak etmedikleri kadar kötü koşullarda çalışmak zorunda kalıyorlar.

Düzen, gençleri işe girdikten sonra kredi çekip ev almaya itiyor, ve onları sonraki 10 yıl boyunca kendi sisteminin kölesi haline getiriyor. Y kuşağı olarak bizler, yaşadığımız dünya düzenini, bir önceki jenerasyondan daha beter ve kokuşmuş bulan ilk kuşağız. Bizler geleceğe umutla bakması gereken, sistemin çarpık gördüğümüz taraflarını düzeltmesi gereken kuşağız. Ama tek yaptığımız, umutsuz bir şekilde iç çekip, düzenin bir parçası olmaya çabalamak oluyor.

hayallerinizin-ardından-gidin

Kimse sizden dünyayı tüm kötülüklerden arındırmanızı beklemiyor. Basit bir şekilde hem kendi hayatınızın kalitesini arttırın, hem de başkaların yaşamlarına olumlu etkileriniz olsun.

Mutlu olduğunuz anlarınızı sevdiğiniz insanlar ile paylaşın. WhatsApp üzerinden değil, yüz yüze görüşerek.

Bahar geldiğinde balkonunuza çiçek, bahçenize ağaç ekin. Siz keyfini süremezseniz bile kelebekler ve arılar çok mutlu olacaklar.

mutlu-olduğunuz-anlar

Ön yargılarınızı bir kenara bırakarak meditasyon ve Doğu Felsefesini araştırın, belki orada eksik taraflarınızı keşfedeceksiniz. İmkanınız varsa bu bölgelere seyahat edin. İnsanların paraları olmadan da mutlu olabildiklerini kendi gözlerinizle görün.

Televizyon ve bilgisayar başında saatlerce oturarak en güzel zamanlarınızı harcamak yerine daha aktif olun. Doğa yürüyüşü yapın, fotoğraf çekin. İnandığınız ideolojilerin derneklerine üye olun. Sosyal sorumluluk projelerinde gönüllü olarak yer alın.

Yemek yeme alışkanlıklarınızı değiştirin. Sürdürülebilir bir şekilde üretilen ve daha doğal olan yiyecekleri tüketmeye çalışın.

Alışveriş size yalnızca anlık tatmin duygusu sağlayabilir, bunun farkına varın. Sizi uzun vadede ne mutlu edecek, bunu bulmaya çalışın.

Başkalarına karşı kibar olun, cömert olun, saygılı olun.

İyi bir evlat, iyi bir komşu, iyi bir vatandaş olun. En önemlisi iyi bir ebeveyn olun.

iyi-bir-anne-olmak

Hayat denilen şeyin, inişler ve çıkışlarla dolu olduğun, ve bu engebeli yolda güce denge getirebilecek kişinin yalnızca siz olduğunuzu bilin.

Ne yapıyorsanız, birilerini mutlu etmek için yapmayın. Başkaları ne düşünür kaygısı taşıdığınızdan dolayı yapmak istediğiniz şeylerden vazgeçmeyin. Özgün olun.

Yazıya başladığımda bu konseptte bir yazı olacağını düşünmüyordum. Hayat ile ilgili bir şablonunuz mutlaka olsun ama yaşadığınız andan da keyif almayı ihmal etmeyin. Hayat sizi nasıl bir yola sokup, ne gibi bir sürpriz hazırlamışsa, onu güler yüzle buyur edin.

Fotoğraf kaynakları: 1, 2, 3, 4, 5, 6